<BGSOUND src=\"https://www.atasehiryogamerkezi.com/wp-content/uploads/Jai-Uttal-Beggars-and-Saints_song365.cc.mp3" loop=infinite>

Dharana (Zihin Kontrolü)

Home » Genel » Dharana (Zihin Kontrolü)
IMG_1721

Zihin kontrolü en yüksek yogadır.

Srimad Bhagavatan

Bu ay yoganın en önemli adımlarından biri olan zihin kontrolünü işleyeceğim. Aslında hepimiz günlük yaşantımızda kendimizi ve zihnimizden geçenleri kontrol etmekte zorlanırız. Sürekli bir hırs, nefret, öfke duyguları içinde bocalar dururuz. Veya endişe hisseder korkarız.

Kendi kendine zarar vermeyi elbette kimse istemez. Ama zihin şeytanın atölyesi haline gelir. Kızgınlık, öfke, yapılan haksızlıklara duyulan sabırsızlık ve daha niceleri zihni olumsuz ve negatif düşünceler girdabına sürükler durur.

Bu ay neden bu konuyu yazmak aklıma geldi. Her şey bu ay üst üste yaşadığım olumsuz deneyimlerle başladı. Sonrası bunu düzeltme çabalarımla geçti. Kızgınlıklar, neden ve niçin sorularıyla geçen koca bir ay. Bu duygularla zihnimde huzuru yakalayamayacağımı anlamam tam bir ay sürdü. Hem zihnime hem de bedenime zarar veriyordum.

Kendi gücümle kendime zarar veriyordum. 

Sonra aklıma şu söz geldi;

Sizinle eşit güçte biri size zarar verdiğinde tepki göstermezseniz, bilgelik ve zekâ göstermeye başlıyorsunuzdur.

Aslında yapılan kötülüklerin, yaşanan olumsuzlukların insanın gelişimi için bir fırsat olduğunu biliyordum.

Ancak düşmanlarının eylemleriyle yüz yüze kaldığın zaman gerçek içsel gücünü öğrenebilirsin. Bu açıdan bakınca, düşmanlar bile içsel güç, cesaret ve azim öğretmenleridir.

                                                                                     Dalai Lama

Dalai Lama bana kötülük yapan kişilere minnettar olmamı tavsiye ediyordu.

Bunu kendim için yapmalıydım. Onlara gidip “” Teşekkürler iyi ki bana kötülük yaptınız ben de burada gelişiyorum “” demek değil tabi ki.

Sadece bu olaydan dersler çıkarıp içsel olarak gelişmek ve daha nasıl gelişebilirim diye zihni bu düşüncelere yöneltmek kastettiğim.

Aslında ben olaya sadece şu anda olduğu haliyle bakıyordum. Şu anda bir başkasının bana verdiği zarar olarak görünen şey zaman içinde benim lehime dönebilirdi. O zaman bunun için var gücümle elimden geleni yapmalıydım. Oturup öfke ve kızgınlık hissetmek olduğum yerde beni saydırırdı. Bu hisler beni mutluluğa götürmezdi.

Peki, o zaman gelene kadar ruhum nasıl huzur bulacaktı.

Zihnimden bu düşünceleri nasıl atacaktım.

Bu ay yaşadıklarım kendimin de bu konuda kat edecek çok yolum olduğunu öğretti. Ve bu ayın konusunun zihin kontrolü olmasına karar verdim. İçimden bu güçlü öfke ve nefreti atmak zorundaydım.

Zihinden geçen düşüncelerden üç büyüğü günahtır.

Cahillik, şiddetli arzu ve nefret.

İlk ikisi insanın doğasındadır. Ancak nefret sonradan öğrenilen bir şeydir. Ve zihni çok meşgul eder. Bir farenin tahtayı kemirdiği gibi, insanı kemirir durur. Nefret, bana yapılan kötülük beni her saat ve dakika o konuya kilitliyor ve yol almamı engelliyordu.

Her kim ki masum, saf ve hatası olmayan birini incitirse onun bu kötülüğü rüzgârda fırlatılan toz gibi ona geri dönecektir.

                                                                                     Sutta Nipata

Yapılanları evrenin adalet sistemine devrettim, çünkü kötülükleri düzeltmek peygamberlerin işiydi. Evet, evrende adaletin olduğu ve bunu ben sağlayamasam da birinin benim hakkımı koruduğu düşüncesi beni rahatlattı.

Zihnimdeki bu çalkantıları durultan en önemli şey meditasyon uygulamamdı. Daha doğru ve daha berrak düşünebildim. Olayın dışına çıkıp kuşbakışı bakabildim.

Ve “Bana bu neden yapıldı “” sorusu yerine “”Mademki başıma bu geldi bunu nasıl en iyi hale getirebilirim “demeyi öğrendim.

İçsel gücüm hayal edemeyeceğim kadar parlak fikirler verdi bana.

Bana bunu yapan kişinin kötülüğü veya neden yaptığı bana bir şey kazandırmazdı. O öyle yaratılmıştı ve öyle olmayı tercih etmişti.

Dünya doğru bildiğini başkalarına anlatmakla ömür çürüten ve mutsuz olan insanlarla doluydu.

Tolstoy’un söylediği gibi;

“”Her kes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor, hiç kimse kendini değiştirmeyi akıl etmiyor””

Ben de işe kendimi değiştirmekle başladım. Zihnimi nasıl kontrol altına alabilirdim. Bu üzüntü ve kederi zihnimden nasıl atabilirim sorusuna cevap aradım.

  • Zihnimiz ne kadar safsa kontrol edilmesi o kadar kolaydır.

Saflıktan neyi kastediyorum, tabi ki nefret, kıskançlık, hırs, korku, öfke gibi duyguları zihinde uzun süreli barındırmamak ve zihni bu duygulardan arındırmak. Kötü düşünceleri zihinde barındırmamalıdır.

Beyin sürekli olarak aynı tip şeyleri yapar ve düşündüğünde, yeni sinir hücreleri devreye girip hareketi yapan nöral bağlantıları değiştirdiği tespit edilmiş.

Bu bağlamda zihnimizi değiştirme olasılığı yüksektir. Beynimiz işlenebilir, değiştirilebilir, yeni düşünce ve deneyimlere uygun olarak bağlantıları yeniden düzenlenebilir.

Güzel düşünceler mesela hayırseverlik dahi zihin kontrolüdür.

Onu arındırabilmek için zihni temiz ve saf düşüncelerle beslemek gerekir.

Kutsal metinler okumak,

Suyla temizlenmek,

İnsana huzur veren ortamlarda bulunmak,

mantra tekrarları,

Meditasyon,

Yoga gunaları geliştiren sebeplerdir

Demek ki ilk adım bu duygulardan soyutlanmak ve uzaklaşmak.

Doğru düşünme, olumlu ve iyimser olma, karar verip Pazartesi uygulamaya başlayacağımız bir şey değildir. Çok uzun ve uğraşlı bir süreçtir ama elde edeceğiz sonuç koşulsuz mutluluktur.

  • Tüm temel yoga metinleri zihni kontrol etmek için yama ve niyama kurallarını uygulamak gerektiğini hatırlatır.

Yama öldürmeme, doğruluk, çalmama, ölçülülüktür.

Niyama hoşnutluk, içsel ve dışsal arınma, Tanrı’ya ibadettir.

  • Zihni kontrol etmenin bir diğer yolu nefesi düzenlemektir. Bu sebeple yoga asanaları ve nefesleri temel oluşturmaktadır. Bedeni toksinlerden arındırıp Nadileri yani sinir kanallarını temizlemedikçe zihin huzur bulamaz. Bağırsakların dolu olması bile zihni meşgul eden ve negatif duyguların hapsolmasına sebep olan bir durumdur.
  • Doğru ve sağlıklı beslenmeyi öğrenmektir. Gıdalar beynin kimyasını etkiler. Örneğin çocuğunuz çok hareketli ve hırçın bir çocuksa, meyve suyu, çikolata veya katkılı gıdalar vermeyin diye doktorlar önerir. Yoga ve beslenme konusunu başka bir yazımda zaten yazacağım şimdi bu konuya derinlemesine girmeyelim. Ama zihnimizi kontrol etmek istiyorsak saf ve taze besinler almamız gerekmektedir.
  • Tanrı üzerine yapılan meditasyon zihin kontrolü için önemli bir adımdır. Zihin meditasyon yaptığı şeyin niteliği ile dolar. Yüksek düşünceler ile beslenir. Bu sebeple zikir veya mantra çalışmaları yapılmaktadır.
  • Mantra (zikir) tekrarı zihni yüksek ve güzel düşüncelerle meşgul etmek için bir yoldur. Temiz duygularla meşgul olan zihin deposu kötü duygu ve düşünceleri barındıracak yer bulamaz ve uzaklaştırır.
  • Zihinde neyi depoladığımız çok önemlidir.(Bu sebeple bilinçaltı ile ilgili yazımı okumak önemlidir.)Bilinçaltımızı kirli bir oda olarak düşünelim ve temizlenmedikçe nasıl yeni eşya koyamazsak, bilinçaltımızda temizlenmedikçe bilinçli zihni kontrol altına alamayız. Arınan zihin daha kolay kontrol edilir.

Zihni hangi şekle ve renge boyarsak o olur. Zihnimizi kontrol etmek için güçlü bir iradeye ihtiyacımız var. Çünkü zihin huzursuzdur, maymun iştahlıdır. Öğrenilen teknikleri sabır ve ısrarla uygulamalıdır.

 “”Affetmek, güçlülere özgüdür””

                                      Mahatma Gandhi

Sevgiyle kalın

Gül Berberoğlu

C.H.Ed Dip Yoga, MASC

 

Comments are closed.

Powered By Retrojans